minik bir gelişme var…
Kategori denizinde boğulmamak için bugüne kadar ‘reklamlar’ ana başlığı altında ilgimi çeken bütün reklamcılık türlerinden örnekler vermeye çalıştım. Bu ana kategoriyi açık hava, dergi, tv gibi bir çok alt başlığa bölme şansımız bulunsada bunu yapma tarafarı değilim. Ama reklamlar başlığı altına koymak istemediğim bir dünya var ve adı da, advergame. Bugünden itibaren advergame kategorisi içinde ilgimi çeken advergame uygulamalarını sizlerle paylaşmaya başlayacağım. Advergame ile daha önce tanışmamış arkadaşlarım varsa, onlar için kısa bir tanıtım yapmak isterim.
Advertisement’ın (reklam) adver’ı ile game (oyun) kelimelerinin birleşmesinden oluşan advergame, bir terim olarak ilk kez 2001’de Wired dergisinde yer aldı. Kelime, “eğlendiren reklam” sözcükleriyle Türkçeleştirildi. Advergame, bir ürünün veya hizmetin reklamını yapmak amacıyla hazırlanan basit bilgisayar oyunlarının ortak ismi ve 2000’lerin reklam&pazarlama stratejileriyle dijital eğlencenin bir araya geldiği yepyeni bir mecra. Reklamda yeni yollar arayan dev şirketlerin vazgeçilmezi haline gelen advergame’ler, çoğunlukla uluslararası tanıtım kampanyalarının internet ayağında kullanılıyor. Advergame’lerin temel özellikleri, basit oyun prensibine sahip olmaları ve kısa sürmeleri. Genellikle şirketlerin internet siteleri üzerinden oynanıyorlar. Bu sayede hem ürün tanıtılıyor hem verilmek istenen mesaj oyun yoluyla iletiliyor hem de marka bilinilirliği artırılıyor. Ayrıca ziyaretçilerin şirketin internet sitesinde daha fazla vakit geçirmesi sağlanıyor. Bu yeni reklam mecrası kısa sürede dev bir sektöre dönüştü. 2004’te şirketler hazırlattıkları oyunlu reklamlara 83.6 milyon dolar harcadı. 2009’da pazarın büyüklüğünün 312.2 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Geçen yıl tüm dünyada 105 milyon oyuncu internet üzerinden advergame oynadı. Oyuncuların yarısı oyunda 25 dakikadan fazla vakit geçiriyor. Oyuncuların yüzde 42’si haftada bir saatten fazla süreyi advergame’lere ayırıyor.

Yorum Yapın